Açıköğretim Fakültesi 2010 Ara Sınav (Vize) Sonuçları

05 April 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

Merhabalar… Açıköğretim (AÖF) sınavları yapıldı. 3 ve 4 Nisan günü yapılan AÖF Açıköğretim Fakültesi ara sınavı ile ilgili sınav soru ve cevapları sitemizde bulabilirsiniz. Açıköğretim Fakültesi 2010 Ara Sınav (Vize) Soruları ve Sonuçları büyük ihtimal 26 Nisan Günü açıklanacak. Bizde sizlere daha kolay ve açıklayıcı olması için bu konuyu açma gereksinimi duyduk. Birçok arkadaşımızın sonuçları sabırsızlıkla beklediğini biliyoruz. O yüzden herkesin hakketiği sonuçları almasını temenni ediyoruz. Açıköğretime dair öğrenmek istediğiniz veya aklınıza takılan soruları Aofliyiz.Biz sitesinden öğrenebilir, faydalanabilirsiniz. Halen aklınıza takılan soru ve sorunlar olursa aşağıdaki msn adresini ekleyerek online cevap bulabilirsiniz. Ayrıca soruları ve sonuçları e-öğrenme sitesinden bulabilirsiniz.

msn3@aofliyiz.biz Msn Listenize Eklemek İçin Tıklayınız.

Rapor İstirahat Parası Alma Rapor Parası Nasıl Alınır Anlatım

08 March 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

Rapor İstirahat Parası Alma Rapor Parası Nasıl Alınır Anlatım
Paranızın yatıp yatmadığını http://saglik.ssk.gov.tr/IsgoremezlikTeyit/kontrol.faces den takip edebilirsiniz. Yukarıdaki linkin çalışmaması durumunda www.ssk.gov.tr devredilen kurum uygulamalarından SSK seçilir. Açılan pencerede e- sağlık Giriş seçildikten sonra İnteraktif uygulamalar penceresi karşınızdadır. İnteraktif uygulama penceresinden sistem müdürlükleri iş göremezlik ödeme görme kısmından takip edebilirsiniz.
TC kimlik numarası veya Sicil Numarası ile yapılan sorgulama sonucunda kayıt bulunamadı yazısı görülürse işleminizin henüz bitmediği ve paranızın PTT’ye aktarılmadığını söylemektedir.
Konu ile ilgili daha fazla yardım için bağlı bulunduğunuz Sigorta Müdürlüğünü aramanız yeterlidir.
İlgili muhasebe ödeme sistemi değiştiğinden Türkiye genelinde bu sıkıntı yaşanıyor ilerki günlerde sorun çözülecek deniliyor.Rapor paraları raporun bittiği tarihe mütakiben yatıyor bilginize…
Daha fazlası için sosyal güvenlik kurumunun bilgi edinme sitesine yazın size elbet bir cevap gelecektir

Elektron Proton ve Nötron İle İlgili Akrostiş Şiir Elektron Proton ve Nötron Akrostişi

08 March 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

Elektron Proton ve Nötron İle İlgili Akrostiş Şiir Elektron Proton ve Nötron Akrostişi

AKROSTİŞ çalışmasını elektron, Proton ve nötron ile ilgili kullanarak tamamlama.

E …………………………..
L …………………………..
E ………………………….
K ………………………….
T ………………………….
R ………………………….
O ………………..……….
N ………………………….

N…………………………….
Ö…………………………….
T………………………………
R……………………………….
O……………………………..
N……………………………….

P…………………………….
R……………………………
O…………………………..
T……………………………
O……………………………
N……………………………

Elektrondur benim adım
Lityumu bilirim helyumu
Elektronlardan oluşurum
Kalsiyumu bilirim karbonu
Takılırım her zaman atomla
Renliyim ben renkli
Ondan sonra proton
Nötronu da bilirim nötron

Kpds İlkbahar Dönemi Başvurusu

04 March 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

ilkbahar dönemi başvuruları 1-10 mart arasında olıcak.

Sınav ücreti 40 tl dir.

Sınav 2 mayıs pazar saat 9:30 da başlıyacaktır.

Sınava gireceklere başarılar dileriz.

Euclid Öklid Hayatı ve Icatları

17 February 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

Euclid (M.Ö. 325 – M.Ö. 265) Rönesans sonrası Avrupa’da, Kopernik’le başlayan, Kepler, Galileo ve Newton’la 17. yüzyılda doruğuna ulaşan bilimsel devrim, kökleri Helenistik döneme uzanan bir olaydır.

O dönemin seçkin bilginlerinden Aristarkus, güneş-merkezli astronomi düşüncesinde Kopernik’i öncelemişti; Arşimet yaklaşık iki bin yıl sonra gelen Galileo’ya esin kaynağı olmuştu; Öklid çağlar boyu yalnız matematik dünyasının değil, matematikle yakından ilgilenen hemen herkesin gözünde özenilen, yetkin bir örnekti. Öklid, M.Ö. 300 sıralarında yazdığı 13 ciltlik yapıtıyla ünlüdür. Bu yapıt, geometriyi (dolayısıyla matematiği) ispat bağlamında aksiyomatik bir dizge olarak işleyen, ilk kapsamlı çalışmadır. 19. yüzyıl sonlarına gelinceye kadar alanında tek ders kitabı olarak akademik çevrelerde okunan, okutulan Elementler’in, kimi yetersizliklerine karşın, değerini bugün de sürdürdüğü söylenebilir .
Egeli matematikçi Öklid’in kişisel yaşamı, aile çevresi, matematik dışı uğraş veya meraklarına ilişkin hemen hiçbir şey bilinmemektedir. Bilinen tek şey; Iskenderiye Kraliyet Enstitüsü’nde dönemin en saygın öğretmeni; alanında yüzyıllar boyu eşsiz kalan bir ders kitabının yazarı olmasıdır. Eğitimini Atina’da Platon’un ünlü akademisinde tamamladığı sanılmaktadır. O akademi ki giriş kapısında, ”Geometriyi bilmeyen hiç kimse bu kapıdan içeri alınmaz!” levhası asılıydı.
Öklid’in bilimsel kişiliği, unutulmayan iki sözünde yansımaktadır: Dönemin kralı I. Ptolemy , okumada güçlük çektiği Elementler’in yazarına, “Geometriyi kestirmeden öğrenmenin yolu yok mu?” diye sorduğunda, Öklid “Özür dilerim, ama geometriye giden bir kral yolu yoktur” der. Bir gün dersini bitirdiğinde öğrencilerinden biri yaklaşır, ”Hocam, verdiğiniz ispatlar çok güzel; ama pratikte bunlar neye yarar?” diye sorduğunda, Öklid kapıda bekleyen kölesini çağırır, “Bu delikanlıya 5-10 kuruş ver, vaktinin boşa gitmediğini görsün!” demekle yetinir .
Öklid haklı olarak “geometrinin babası” diye bilinir; ama geometri onunla başlamış değildir. Tarihçi Herodotus (M.Ö. 500) geometrinin başlangıcını, Nil vadisinde yıllık su taşmalarından sonra arazi sınırlarını belirlemekle görevli kadastrocuların çalışmalarında bulmuştu. Geometri “yer” ve “ölçme” anlamına gelen “geo” ve “metrein” sözcüklerinden oluşan bir terimdir. Mısır’ın yanı sıra Babil, Hint ve Çin gibi eski uygarlıklarda da gelişen geometri o dönemlerde büyük ölçüde, el yordamı, ölçme, analoji ve sezgiye dayanan bir yığın işlem ve bulgudan ibaret çalışmalardı. Üstelik ortaya konan bilgiler çoğunlukla kesin olmaktan uzak, tahmin çerçevesinde kalan sonuçlardı. Örneğin, Babilliler dairenin çemberini çapının üç katı olarak biliyorlardı. Bu öylesine yerleşik bir bilgiydi ki; pi’ nin değerinin 3 değil, 22/7 olarak ileri sürenlere, bir tür şarlatan gözüyle bakılıyordu. Mısırlılar bu konuda daha duyarlıydılar: M.Ö. I800 yıllarına ait Rhind papürüslerinde onların pi’yi yaklaşık 3.1604 olarak belirledikleri görülmektedir; ama Mısırlıların bile her zaman doğru sonuçlar ortaya koyduğu söylenemez. Nitekim, kesik kare piramidin oylumunu (hacmini) hesaplamada doğru formülü bulan Mısırlılar, dikdörtgen için doğru olan bir alan formülünün, tüm dörtgenler için geçerli olduğunu sanıyorlardı.
Aritmetik ve cebir alanında Babilliler , Mısırlılardan daha ilerde idiler. Geometride de önemli buluşları vardı. Örneğin, “Pythagoras Teoremi” dediğimiz, bir dik açılı üçgende dik kenarlarla hipotenüs arasındaki bağıntıya ilişkin önerme “bir dik üçgenin dik kenar karelerinin toplamı, hipotenüsün karesine eşittir” buluşlarından biriydi. Ne var ki, doğru da olsa bu bilgiler ampirik nitelikteydi; mantıksal ispat aşamasına geçilmemişti henüz. Ege’ li Filazof Thales’in (M.Ö. 624-546), geometrik önermelerin dedüktif yöntemle ispatı gereğini ısrarla vurguladığı, bu yolda ilk adımları attığı bilinmektedir . Mısır gezisinde tanıştığı geometriyi, dağınıklıktan kurtarıp, tutarlı, sağlam bir temele oturtmak istiyordu. İspatladığı önermeler arasında . ikizkenar üçgenlerde taban açılarının eşitliği; kesişen iki doğrunun oluşturduğu karşıt açıların birbirine eşitliği vb. ilişkiler vardı.
Klasik çağın “yedi Bilgesi” nden biri olan Thales’in açtığı bu yolda, Pythagoras ve onu izleyenlerin elinde, matematik büyük ilerlemeler kaydetti, sonuçta Elementler’de işlenildiği gibi, oldukça soyut mantıksal bir dizgeye ulaştı. Pythagoras, matematikçiliğinin yanı sıra, sayı mistisizmini içeren gizliliğe bağlı bir tarikatın önderiydi. Buna göre; sayısallık evrensel uyum ve düzenin asal niteliğiydi; ruhun yücelip tanrısal kata erişmesi ancak müzik ve matematikle olasıydı.
Buluş ve ispatlarıyla matematiğe önemli katkılar yapan Pythagorasçılar , sonunda inançlarıyla ters düşen bir buluşla açmaza düştüler. Bu buluş, karenin kenarı ile köşegenin ölçüştürülemeyeceğine ilişkindi. kök 2 gibi, bayağı kesir şeklinde yazılamayan sayılar , onların gözünde gizli tutulması gereken bir skandaldı. Rasyonel olmayan sayılarla temsile elveren büyüklükler nasıl olabilirdi? (Pythagorasçıların tüm çabalarına karşın üstesinden gelemedikleri bu sıkıntıyı, daha sonra tanınmış bilgin Eudoxus oluşturduğu, irrasyonel büyüklükler için de geçerli olan, Orantılar Kuramı’yla giderir).
Öklid, Pythagoras geleneğine bağlı bir ortamda yetişmişti. Platon gibi, onun için de önemli olan soyut düşünceler , düşünceler arasındaki mantıksal bağıntılardı. Duyumlarımızla içine düştüğümüz yanlışlıklardan, ancak matematiğin sağladığı evrensel ilkeler ve salt ussal yöntemlerle kurtulabilirdik. Kaleme aldığı Elementler, kendisini önceleyen Thales, Pythagoras, Eudoxus gibi, bilgin-matematikçilerin çalışmaları üstüne kurulmuştu. Geometri bir önermeler koleksiyonu olmaktan çıkmış, sıkı mantıksal çıkarım ve bağıntılara dayanan bir dizgeye dönüşmüştü. Artık önermelerin doğruluk değeri, gözlem veya ölçme verileriyle değil, ussal ölçütlerle denetlenmekteydi. Bu yaklaşımda pratik kaygılar ve uygulamalar arka plana itilmişti.
Kuşkusuz bu, Öklid geometrisinin pratik problem çözümüne elvermediği demek değildi. Tam tersine, değişik mühendislik alanlarında pek çok problemin, bu geometrinin yöntemiyle çözümlendiği; ama Elementler’in, eğreti olarak değindiği bazı örnekler dışında, uygulamalara yer vermediği de bilinmektedir. Öklid’in pratik kaygılardan uzak olan bu tutumunun matematik dünyasındaki izleri, bugün de rastladığımız bir geleneğe dönüşmüştür.
Gerçekten, özellikle seçkin matematikçilerin gözünde, matematik şu ya da bu işe yaradığı için değil, yalın gerçeğe yönelik, sanat gibi güzelliği ve değeri kendi içinde Soyut bir düşün uğraşı olduğu için önemlidir.
Matematiğin tümüyle ussal bir etkinlik olduğu doğru değildir. Buluş bağlamında tüm diğer bilimler gibi matematik de, sınama-yanılma, tahmin, sezgi, içedoğuş türünden öğeler içermektedir. Yeni bir bağıntıyı sezinleme, değişik bir kavram veya yöntemi ortaya koyma, temelde mantıksal olmaktan çok psikolojik bir olaydır. Matematiğin ussallığı, doğrulama bağlamında belirgindir. Teoremlerin ispatı, büyük ölçüde kuralları belli, ussal bir işlemdir; ama şu sorulabilir: Öklid neden, geometrinin ölçme sonuçlarıyla doğrulanmış önermeleriyle yetinmemiş, bunları ispatlayarak, mantıksal bir dizgede toplama yoluna gitmiştir?
Öklid’i bu girişiminde güdümleyen motiflerin ne olduğunu söylemeye olanak yoktur; ancak, Helenistik çağın düşün ortamı göz önüne alındığında, başlıca dört noktanın öngörüldüğü söylenebilir:
1) İşlenen konuda çoğu kez belirsiz kalan anlam ve ilişkilere açıklık getirmek;
2) İspatta başvurulan öncülleri (varsayım, aksiyom veya postulatları) ve çıkarım kurallarını belirtik kılmak;
3) Ulaşılan sonuçların doğruluğuna mantıksal geçerlik kazandırmak (Başka bir deyişle, teoremlerin öncüllere görecel zorunluluğunu, yani öncülleri doğru kabul ettiğimizde teoremi yanlış sayamayacağımızı göstermek);
4) Geometriyi, ampirik genellemeler düzeyini aşan soyut-simgesel bir dizge düzeyine çıkarmak (Bir örnekle açıklayalım: Mısırlılar ile Babilliler kenarları 3, 4, 5 birim uzunluğunda olan bir üçgenin, dik üçgen olduğunu deneysel olarak biliyorlardı; ama bu ilişkinin 3, 4, 5 uzunluklarına özgü olmadığını, başka uzunluklar için de geçerli olabileceğini gösteren veriler ortaya çıkıncaya dek kestirmeleri güçtü; buna ihtiyaçları da yoktu. Öyle kuramsal bir açılma için pratik kaygılar ötesinde, salt entellektüel motifli bir arayış içinde olmak gerekir. Nitekim, Egeli bilginler somut örnekler üzerinde ölçmeye dayanan belirlemeler yerine, bilinen ve bilinmeyen tüm örnekler için geçerli soyut genellemeler arayışındaydılar. Onlar, kenar uzunluklan a, b, c diye belirlenen üçgeni ele almakta, üçgenin ancak a2+b2=c2 eşitliği gerçekleştiğinde dik üçgen
olabileceği genellemesine gitmektedirler).
Öklid oluşturduğu dizgede birtakım tanımların yanı sıra, beşi “aksiyom” dediği genel ilkeden, beşi de “postulat” dediği geometriye özgü ilkeden oluşan, on öncüle yer vermiştir (Öncüller, teoremlerin tersine ispatlanmaksızın doğru sayılan önermelerdir). Dizge tüm yetkin görünümüne karşın, aslında çeşitli yönlerden birtakım yetersizlikler içermekteydi. Bir kez verilen tanımların bir bölümü (özellikle, “nokta”, “doğru”, vb. ilkel terimlere ilişkin tanımlar) gereksizdi. Sonra daha önemlisi, belirlenen öncüller dışında bazı varsayımların, belki de farkında olmaksızın kullanılmış olması, dizgenin tutarlılığı açısından önemli bir kusurdu. Ne var ki, matematiksel yöntemin oluşma içinde olduğu başlangıç döneminde, bir bakıma kaçınılmaz olan bu tür yetersizlikler, giderilemeyecek şeyler değildi. Nitekim, l8. yüzyılda başlayan eleştirel çalışmaların dizgeye daha açık ve tutarlı bir bütünlük sağladığı söylenebilir. Üstelik dizgenin irdelenmesi, beklenmedik bir gelişmeye de yol açmıştır: Öncüllerde bazı değişikliklerle yeni geometrilerin ortaya konması. “Öklid-dışı” diye bilinen bu geometriler, sağduyumuza aykırı da düşseler, kendi içinde tutarlı birer dizgedir. Öklid geometrisi, artık var olan tek geometri değildir. Öyle de olsa, Öklid’in düşünce tarihinde tuttuğu yerin değiştiği söylenemez.
Çağımızın seçkin filozofu Bertrand Russell’ın şu sözlerinde Öklid’in özlü bir değerlendirmesini bulmaktayız: ‘”Elementler’e bugüne değin yazılmış en büyük kitap gözüyle bakılsa yeridir. Bu kitap gerçekten Grek zekasının en yetkin anıtlarından biridir. Kitabın Greklere özgü kimi yetersizlikleri yok değildir, kuşkusuz: dayandığı yöntem salt dedüktif niteliktedir; üstelik, öncüllerini oluşturan varsayımları yoklama olanağı yoktur. Bunlar kuşku götürmez apaçık doğrular olarak konmuştur. Oysa, 19.yüzyılda ortaya çıkan Öklid-dışı geometriler, bunların hiç değilse bir bölümünün yanlış olabileceğini, bunun da ancak gözleme başvurularak belirlenebileceğini göstermiştir.”
Gene Genel Rölativite Kuramı’nda Öklid geometrisini değil, Riemann geometrisini kullanan Einstein’ın, Elementler’e ilişkin yargısı son derece çarpıcıdır: “Gençliğinde bu kitabın büyüsüne kapılmamış bir kimse, kuramsal bilimde önemli bir atılım yapabileceği hayaline boşuna kapılınasın!”

2010 yılında 25 bin kadro Hangi kuruma ne kadar kadro verildi?

16 February 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Uyarınca Verilebilecek Açıktan Atama ve Nakil sayılarının dağılımı belli oldu.

İLGİLİ MEVZUAT HÜKMÜ

2010 yılı bütçe kanunun 22. maddesi şu şekildedir:

“MADDE 22 – (1) 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2 nci maddesinde belirtilen kamu idare, kurum ve kuruluşları; serbest memur kadrolarına 2009 yılında emeklilik, ölüm, istifa veya nakil sonucu ayrılan memur sayısının yüzde 50’sini geçmeyecek şekilde açıktan veya diğer kamu idare, kurum ve kuruluşlarından nakil suretiyle atama yapabilir. Bu sınırlar içinde memur ihtiyacını karşılayamayacak söz konusu idare, kurum ve kuruluşlardan yükseköğretim kurumları için ilave 4.000 adet, diğerleri için ilave 21.000 adet atama izni verilebilir.”

BİR KAMU KURUMU 2010 YILINDA KAÇ MEMUR ALABİLİR?

Bir kamu kurumunun açıktan veya naklen kaç memur alacağı yukarıdaki hükümde düzenlenmiştir. Buna göre, bir kamu kurumu 2009 yılında istifa, ölüm, emeklilik veya nakil sonucu boşalan kadrolarının yüzde 50’sine açıktan atama yapma hakkına sahiptir. Bu genel izne ilaveten, ihtiyacını bu şekilde karşılayamayan kurumlara 25 bin adet atama izni verilmiştir. İşte dağılımı yapılan açıktan atama izinleri bu ikinci bölüme ilişkindir.

Özetleyecek olursak, bir kamu kurumu;
1- 2009 yılında istifa, ölüm, emeklilik veya nakil sonucu boşalan kadrolarının yüzde 50’sine,
2- 25 bin adet atama izninden kurumlarına ayrılan kontenjan miktarınca,
açıktan atama iznine sahiptir.

AÇIKTAN ATAMA İZNİ NEDİR?

Bir kamu kurumu kendisine tahsis edilen açıktan atama iznini iki şekilde kullanabilir.
1- Daha önce hiç memuriyeti olmayan bir kişi alınacaksa, bu ihtiyaç ancak KPSS yoluyla karşılanabilmektedir. Buna göre kamu kurumu KPSS prosedürünü kullanmalıdır.
2- Daha önce memuriyeti var ise veya diğer personel kanunlarına tabi olduğu için memurluğa geçme imkanı var ise bu halde KPSS yoluna başvurmaksızın, 2010 yılı bütçe kanunun 22. maddesinin 4. fıkrasında yer alan izinleri alarak, açıktan atayabilmektedir.

25 BİN ADET ATAMA İZNİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bir önceki yıl boşalan kadroların yüzde 50’sine atama yapmaya imkan veren düzenlemenin yanı sıra verilen 25 bin atama iznininde en büyük pay, Milli Eğitim Bakanlığına verilmiştir. Daha sonra Sağlık Bakanlığına 1.100, Adalet bakanlığına 800, İçişleri Bakanlığına 750, Maliye Bakanlığına 700, Gelir İdaresi Başkanlığına 700, SHÇEK’e 600, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne 500, Diyanet İşleri Başkanlığına 400 adet açıktan atama izni verilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığına verilmiş olan 10 bin adet açıktan atama izni ve 2009 yılında boşalan kadro sayısının 18 bin olacağı (yüzde 50’si 9 bin eder) varsayıldığında, MEB’in 2010 yılında alabileceği kadrolu öğretmen sayısı, yeni bir kanun çıkarılmadığı sürece 19 bindir.

.

(I) SAYILI CETVEL

2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU GEREĞİNCE AÇIKTAN ATAMA VE NAKİL SAYILARININ KURUMLARA DAĞILIMIHangi kuruma nekadar memur alınacak, İşte cevabı

(I) SAYILI CETVEL
2010 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU GEREĞİNCE AÇIKTAN ATAMA VE NAKİL SAYILARININ KURUMLARA DAĞILIMI
I-GENEL BÜTÇELİ İDARELER
Sıra No Kurum Adı Uygun Görülen
1 BAŞBAKANLIK 120
2 ANAYASA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (İdari Personel) 25
3 YARGITAY BAŞKANLIĞI (İdari Personel) 40
4 DANIŞTAY BAŞKANLIĞI (İdari Personel) 25
5 ADALET BAKANLIĞI 800
6 İÇİŞLERİ BAKANLIĞI 750
7 DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI 200
8 MALİYE BAKANLIĞI 700
9 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI 10.000
10 BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI 150
11 SAĞLIK BAKANLIĞI 1.100
12 ULAŞTIRMA BAKANLIĞI 60
13 TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI 200
14 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI 250
15 SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI 70
16 ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI 50
17 KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI 130
18 ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI 63
19 DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI 400
20 DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI MÜSTEŞARLIĞI 30
21 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI 40
22 DIŞTİCARET MÜSTEŞARLIĞI 104
23 GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞI 400
24 DENİZCİLİK MÜSTEŞARLIĞI 20
25 AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ 180
26 BAŞBAKANLIK YÜKSEK DENETLEME KUR.BŞK. 5
27 DEVLET PERSONEL BAŞKANLIĞI 30
28 ÖZÜRLÜLER İDARESİ BAŞKANLIĞI 10
29 TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU BAŞKANLIĞI 50
30 GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI 700
31 DEVLET SU İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 100
32 KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 100
33 TAPU VE KADASTRO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 500
34 DEVLET METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 10
35 TARIM REFORMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5
36 PETROL İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5
37 BASIN YAYIN VE ENFORMASYON GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5
38 SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 20
39 SOSYAL HİZMETLER VE ÇOCUK ESİRGEME KURUMU GEN.MÜD 600
40 AİLE VE SOSYAL ARAŞTIRMALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5
41 KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 12
42 YÜKSEK SEÇİM KURULU BAŞKANLIĞI 40
43 DARPHANE VE DAMGA MAT. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 10
44 ADLİ TIP KURUMU BAŞKANLIĞI 100
45 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK EĞİTİM VE ARAŞ. MRK.BŞK 2
46 REFİK SAYDAM HIFZISSIHHA MERKEZİ BAŞKANLIĞI 5
47 AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ BAŞKANLIĞI 100
GENEL BÜTÇELİ İDARELER TOPLAMI 18.321
II-ÖZEL BÜTÇELİ İDARELER
A-YÖK,ÖSYM, ÜNİVERSİTELER VE YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜLERİ
Sıra No Kurum Adı Uygun Görülen
1 YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI 15
2 ÜNİVERSİTELERARASI KURUL BAŞKANLIĞI 3
3 ÖĞRENCİ SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ 3
4 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ 40
5 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ 70
6 ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ 46
7 AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ 40
8 AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ 46
9 AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ 46
10 AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ 46
11 AKSARAY ÜNİVERSİTESİ 46
12 AMASYA ÜNİVERSİTESİ 40
13 ANADOLU ÜNİVERSİTESİ 35
14 ANKARA ÜNİVERSİTESİ 45
15 ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ 46
16 ARTVİN ÇORUH ÜNİVERSİTESİ 46
17 ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ 40
18 BALIKESİR ÜNİVERSİTESİ 40
19 BARTIN ÜNİVERSİTESİ 25
20 BATMAN ÜNİVERSİTESİ 46
21 BAYBURT ÜNİVERSİTESİ 46
22 BİLECİK ÜNİVERSİTESİ 46
23 BİNGÖL ÜNİVERSİTESİ 46
24 BİTLİS EREN ÜNİVERSİTESİ 46
25 BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ 25
26 BOZOK ÜNİVERSİTESİ 25
27 CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ 40
28 CUMHURİYET ÜNİVERSİTESİ 40
29 ÇANAKKALE 18 MART ÜNİVERSİTESİ 40
30 ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ 46
31 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ 45
32 DİCLE ÜNİVERSİTESİ 25
33 DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ 45
34 DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ 65
35 DÜZCE ÜNİVERSİTESİ 48
36 EGE ÜNİVERSİTESİ 45
37 ERCİYES ÜNİVERSİTESİ 62
38 ERZİNCAN ÜNİVERSİTESİ 40
39 ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ 40
40 FIRAT ÜNİVERSİTESİ 40
41 GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ 22
42 GAZİ ÜNİVERSİTESİ 46
43 GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ 40
44 GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ 35
45 GEBZE YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ 15
46 GİRESUN ÜNİVERSİTESİ 46
47 GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ 46
48 HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ (10 Adeti Kastamonu Tıp Fakültesi için) 55
49 HAKKARİ ÜNİVERSİTESİ 40
50 HARRAN ÜNİVERSİTESİ 40
51 HİTİT ÜNİVERSİTESİ 48
52 IĞDIR ÜNİVERSİTESİ 46
53 İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ 70
54 İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 35
55 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 40
56 İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ 15
57 KAFKAS ÜNİVERSİTESİ 40
58 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ 35
59 KARABÜK ÜNİVERSİTESİ 46
60 KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 40
61 KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ 46
62 KASTAMONU ÜNİVERSİTESİ 46
63 KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİ 40
64 KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ 46
65 KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ 46
66 KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ 60
67 MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ 46
68 MARMARA ÜNİVERSİTESİ 55
69 MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİ 40
70 MERSİN ÜNİVERSİTESİ 40
71 MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ 15
72 MUĞLA ÜNİVERSİTESİ 40
73 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ 40
74 MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ 46
75 NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ 48
76 NEVŞEHİR ÜNİVERSİTESİ 46
77 NİĞDE ÜNİVERSİTESİ 25
78 ONDOKUZMAYIS ÜNİVERSİTESİ 45
79 ORDU ÜNİVERSİTESİ 46
80 ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 35
81 OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ 46
82 PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ 40
83 RİZE ÜNİVERSİTESİ 40
84 SAKARYA ÜNİVERSİTESİ 40
85 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ 55
86 SİİRT ÜNİVERSİTESİ 46
87 SİNOP ÜNİVERSİTESİ 46
88 SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ 55
89 ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ 46
90 TRAKYA ÜNİVERSİTESİ 40
91 TUNCELİ ÜNİVERSİTESİ 46
92 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ 40
93 UŞAK ÜNİVERSİTESİ 40
94 YALOVA ÜNİVERSİTESİ 40
95 YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 30
96 YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ 40
97 ZONGULDAK KARAELMAS ÜNİVERSİTESİ 40
YÖK,ÖSYM,ÜNİVERSİTELER VE YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜLERİ TOPLAMI 4.000
B-ÖZEL BÜTÇELİ DİĞER İDARELER
Sıra No Kurum Adı Uygun Görülen
1 SAVUNMA SANAYİİ MÜSTEŞARLIĞI 5
2 ATATÜRK KÜLTÜR DİL VE TARİH YÜKSEK KURUMU BAŞK. 5
3 ATATÜRK ARAŞTIRMA MERKEZİ BAŞKANLIĞI 3
4 ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ BAŞKANLIĞI 1
5 TÜRK DİL KURUMU BAŞKANLIĞI 5
6 TÜRK TARİH KURUMU BAŞKANLIĞI 5
7 T.O.D.A.İ.E. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5
8 TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ 5
9 Y.O. KRD. VE YRT.KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 175
10 GENÇLİK VE SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 150
11 DEVLET TİYATROLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 8
12 DEVLET OPERA VE BALESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 10
13 ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 30
14 VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 30
15 HUDUT VE SAHİLLER SAĞLIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 10
16 ELEKTRİK İŞLERİ ETÜD İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 20
17 MADEN TETKİK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 40
18 SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 10
19 TÜRK PATENT ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI 5
20 TÜRKİYE ATOM ENERJİSİ KURUMU BAŞKANLIĞI 70
21 TÜRK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI 15
22 ÖZEL ÇEVRE KORUMA KURUMU BAŞKANLIĞI 10
23 MİLLİ PİYANGO İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 15
24 İLLER BANKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 5
25 TOPLU KONUT İDARESİ BAŞKANLIĞI 50
26 M.S.B AKARYAKIT İKMAL VE NATO POL TES.İŞL.BŞK 5
27 GAP İDARESİ BAŞKANLIĞI 7
28 ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİĞİ MÜDÜRLÜĞÜ 5
29 ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI 5
ÖZEL BÜTÇELİ DİĞER İDARELER TOPLAMI 709
III-SOS YAL GÜVENLİK KURUMLARI
Sıra No Kurum Adı Uygun Görülen
1 SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI 350
2 TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 125
SOSYAL GÜVENLİK KURUMLARI TOPLAMI 475
Sıra numaralarındaki renklerin açıklamaları
190 sayılı KHK ekinde memur kadrosu olmayan kurumlar
Yazısı gelip , Internet Ortamında Girişi yapmayanlar
Yazısı gelmeyen ve Internet Ortamında Girişi yapmayanlar
Not: MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI , JANDARMA GENEL KOMUTANLIĞI , SAHİL GÜVENLİK KOMUTANLIĞI VE EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAHSİS EDİLEN KONTENJANLAR HARİÇTİR.

Memurlar.net

2010 Ankara Üniversitesi sözleşmeli personel alım ilanı

11 February 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

4 ŞUBAT 2010 TARİHİNDE HÜRRİYET GAZETESİ’NDE YAYIMLANMIŞTIR
BAŞVURU BİTİM TARİHİ 19 ŞUBAT 2010 CUMA GÜNÜ MESAİ BİTİMİDİR

ANKARA ÜNİVERSİTESİ SÖZLEŞMELİ PERSONEL İLANI

Kadro Unvanı Kadro Sayısı
Çocuk Gelişimcisi 1
Destek Personeli 1
Çözümleyici 2
Programcı 2
Fizyoterapist 4
Psikolog 3
Hemşire 14
Ebe 1
Laborant 2
Diğer Sağlık Personeli 1

TOPLAM 31

28 Haziran 2007 tarihli Resmi Gazete’de 26566 sayı ile yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esasların 2. maddesine göre Üniversitemizde toplam 31 pozisyona 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli personel alınacaktır.

1- BAŞVURACAKLARDA ARANILACAK GENEL ŞARTLAR:

a) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 48 inci maddesinde belirtilen nitelikleri taşımak.

b) 2008 KPSS (B) gurubu sınavına girmiş olmak.

c) Erkek adayların askerlik durumu itibariyle askerlikle ilgisi bulunmamak, askerlik çağına gelmemiş bulunmak, askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelemiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak.

d) Görevini yerine getirmede sağlık yönünden engel olabilecek daimi hastalığı veya özrü bulunmamak.

e) Herhangi bir Sosyal Güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı almıyor olmak.

f) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B maddesi gereğince, sözleşmeli olarak istihdam edilenler hizmet sözleşmesine aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler.

2-BAŞVURACAKLARDA ARANILAN ÖZEL ŞARTLAR:

a) Çocuk Gelişimcisi kadrosuna başvuracaklarda, Fakültelerin çocuk gelişimi bölümünden mezun olmak.(KPSSP3 Puanı)

b) Destek Personeli kadrosuna başvuracaklarda, lise mezunu olmak.(KPSSP94 Puanı)

c) Çözümleyici kadrosuna başvuracaklar, lisans mezunu olup, istihdam edileceği BİM’ deki programlama dili ile diğer programlama dillerinden en az iki tanesini bildiğini belgelemek. En az 1 yıl BİM de programcı olarak çalışmış olmak. En az D düzeyi İngilizce bilgisine sahip olmak ve Java Programlama dilini bilmek. (KPSSP3 Puanı)

d) Programcı kadrosuna başvuracaklarda, lisans mezunu olup, Yükseköğretim sırasında bilgisayar alanında ders aldığına ilişkin belge veya MEB onaylı bilgisayar kurslarını bitirdiğine ilişkin onaylı sertifikaya sahip olmak. En az D düzeyi İngilizce bilgisine sahip olmak. 1 adet programcı için temel Linux bilgisi ile birlikte Apachi Web sunucu, php ve mysql veritabanı uygulamalarında tecrübeli olmak. 1 adet programcı için Linux işletim sistemi ile WAN ve LAN konularında temel bilgiye sahip olmak. (KPSSP3 Puanı)

e) Fizyoterapist kadrosuna başvuracaklarda, Fakültelerin veya 4 yıllık yüksekokulların fizyoterapi ve rehabilitasyon bölümünden mezun olmak. (KPSSP3 Puanı)

f) Psikolog kadrosuna başvuracaklarda, Fakültelerin psikoloji bölümünden mezun olmak. (KPSSP3 Puanı)

g) Hemşire kadrosuna başvuracaklarda, Sağlık Meslek Liselerinin hemşirelik bölümünden mezun olmak.(KPSSP94 Puanı)

h) Ebe kadrosuna başvuracaklarda, Sağlık Meslek Liselerinin ebelik bölümünden mezun olmak.(KPSSP94 Puanı)

ı) Laborant kadrosuna başvuracaklarda, Meslek Yüksekokullarının tıbbi laboratuvar bölümünden mezun olmak.(KPSSP93 Puanı)

j) Diğer Sağlık Personeli kadrosuna başvuracaklarda, Sağlık Meslek Liselerinin acil tıp teknisyenliği bölümünden mezun olmak.(KPSSP94 Puanı)

3- BAŞVURU:
Başvuruda bulunacaklar bu ilanın gazetede yayım tarihinden itibaren 15 gün içerisinde;
1- Başvuru dilekçesi
2- Başvuru Formu
3- Nüfus cüzdanı fotokopisi
4- Diploma fotokopisi
5- KPSS (B) grubu puanını gösterir belgenin fotokopisi ile
Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı Tandoğan / ANKARA adresine şahsen müracaat etmeleri gerekmektedir.
Müracaat sonunda adayların beyan ettikleri Kamu Personeli Seçme Sınav Sonuçları ÖSYM Başkanlığından Kurumumuz tarafından teyit edilecektir. Gerçeğe aykırı beyanda bulunan adayların müracaatları kabul edilmeyecek ve haklarında Genel Hükümlere göre işlem yapılacaktır.

4-BAŞVURULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE SONUÇLARI:
-Başvuru sonunda çözümleyici ve programcı kadrosuna yapılan başvurular 29.03.2009 tarih ve 27184 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esasların 4. maddesi gereğince; KPSS puan sırasına konulmak kaydı ile her bir unvan için boş bulunan pozisyonun 10 katı kadar aday arasından sözlü sınava tabi tutulacaktır. Çözümleyici ve programcı kadrosuna başvurarak değerlendirmeye alınan kişilerin mülakat yeri ve zamanı atanmaya hak kazananların açıklandığı tarihte internet adresinde yer alacaktır.
-Diğer kadrolara yapılan başvurular ise (çocuk gelişimcisi, destek personeli, fizyoterapist, psikolog, hemşire, ebe, laborant, diğer sağlık personeli) KPSS puan sıralaması esas alınarak değerlendirilecektir.
Atamaya hak kazananların listesi www.ankara.edu.tr adresinden ilan edilecektir. Her kadronun dört katı kadar yedek belirlenecektir. Asil kazananlardan atanmak üzere başvuran olmadığı takdirde ilan edilen yedek kazananlardan sırası ile çağrılacaktır. Bu ilan tebliğ mahiyetinde olacağından, ayrıca tebligat yapılmayacaktır. Atanmaya hak kazanan adayların sonuçların ilan edilmesinden itibaren 7 iş günü içerisinde istenilen belgeleri tamamlayarak Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığı Tandoğan / ANKARA adresine şahsen teslim etmeleri gerekmektedir. Bu süre içerisinde istenilen belgeleri tamamlayarak teslim etmeyen adaylar haklarını kaybederler.

5-ATAMA EVRAKI:
1) Dilekçe
2) 8 adet vesikalık fotoğraf
3) Nüfus cüzdanı fotokopisi
4) Adliyeden sicil temiz kağıdı
5) Diploma (Aslı veya noterden tasdikli )
6) KPSS sonuç belgesi (Aslı )
7) Sağlık Kurulu Raporu (Tam teşekküllü Devlet Hastanesinden )
Askerlik Belgesi (Aslı ya da noterden tasdikli)

9) Mal Bildirim Beyannamesi (Personel Daire Başkanlığından temin edilecektir.)

10) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi veya 4/B maddesi ile 399 sayılı KHK’ye tabi sözleşmeli statüdeki hizmetler ile Sosyal Sigortalar Kanununa tabi özel kesimde geçen hizmetleri belgelendireceklerdir.

memurlar.net

En Güzel Adidas Okul Çanta Modelleri Adidas Okul Çantaları

10 February 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

En Güzel Adidas Okul Çanta Modelleri Adidas Okul Çantaları

Dünyaca ünlü spor giyim ve aksesuar markası adidas‘tan 2008-2009 sezonuna uygun okul çantaları

Yeni nesil gençlerin ihtiyaçlarına hitaben özel olarak düşünülüp tek tek ayrıntılanmış bu okul çantaları, öğrencilere kullanım kolaylığı ve fonksiyonellik vaad ediyor. Özellikle koyu renk olarak tasarlanmış okul çantalarında bol fermuar ve cep kullanılmış. i-pod, basketbol topu, cep telefonu, kalem kutusu… vb. Akla gelebilecek pek çok kişisel aksesuarınızı ve tabi ki okul gereçlerini bu çantalara sığdırabilirsiniz.

adidas  çanta modelleriadidas  çanta modelleriadidas  çanta modelleri

adidas  çanta modelleriadidas  çanta modelleriadidas  çanta modelleri

2009 8. Sınıf Sbs Soruları Ve Cevapları

03 February 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

8. sınıf sbs soruları ve cevapları (6. Haziran 2009)
Cevap anahtarları dosyaların sonundadır .PDF programı gereklidir.indir
A Kitapçığı Soruları
B Kitapçığı Soruları

2010 ÜDS İlkbahar Dönemi Başvuruları Başlıyor

30 January 2010 Yazan admin  
Kategori Eğitim Öğretim

ÖSYM’den yapılan açıklamaya göre ÜDS (Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı) 2010 İlkbahar Dönemi başvuruları 01 Şubat 2010 Pazartesi günü başlıyor. ÖSYM’nin şu adreste yaptığı açıklama şu şekilde, 2010 Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) İlkbahar Dönemi başvuruları 1-10 Şubat 2010 tarihleri arasında başvuru merkezlerinden yapılacak. Sınav 21 Mart 2010 başvuru merkezlerinden yapılacak. Sınav katılım ücreti 40 TL. Detaylı açıklama yazının devamında.

ÖSYM’nin konu ile ilgili açıklamasının tamamı aşağıdaki gibidir;

2010-ÜDS İLKBAHAR DÖNEMİ: BAŞVURULAR (27.01.2010)

Doçentlik Sınav Yönetmeliği uyarınca, doçent adaylarının Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı’na (ÜDS) girmeleri gerekmektedir. Bu sınav ile ilgili bazı bilgiler aşağıdadır:

1. ÜDS Alman, Fransız ve İngiliz dillerinde fen bilimleri, sağlık bilimleri ve sosyal bilimler olmak üzere üç ayrı alanda, yılda iki kez Mart ve Ekim aylarında; Adana, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Denizli Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Eskişehir, Isparta, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Mersin, Samsun, Sivas, Trabzon ve Van illeri ile Lefkoşa ve Bişkek’de (Kırgızistan) merkezi olarak Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yapılacaktır.

2. 2010-ÜDS’nin birinci uygulanma tarihi 21 Mart 2010’dur. Başvurular 1-10 Şubat 2010 tarihleri arasında yapılacaktır. Sınava katılmak isteyen adaylar, 2010-ÜDS İlkbahar Dönemi Kılavuzu ile Aday Bilgi Formuna başvuru süresi içinde ÖSYM’nin http://www.osym.gov.tr internet adresinden ulaşabilirler. Kılavuz dağıtımı ve satışı yapılmayacaktır.

3. ÜDS’de 100 üzerinden 65 veya daha fazla puan alan doçent adayları başarılı olacaklardır. Yabancı dil koşulunu karşılamak için, doktora adayları ve sanatta yeterlik çalışmasına başvuracak adayların da ÜDS’ye girmeleri ve 100 üzerinden 55 veya daha fazla puan almaları gerekmektedir.

4.18 Temmuz 2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan”Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği” uyarınca, Tıpta Uzmanlık Sınavında (TUS) ve Diş Hekimliği Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavında (DUS) mesleki bilgi sınavına girebilmek için mesleki yabancı dil sınavında 100 üzerinden en az 50 puan almak şarttır. Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavında (KPDS) ve ÜDS’den 100 üzerinden en az 50 ve üzeri puan alanlar da başarılı kabul edilecektir. TUS ve DUS için yabancı dil sınavı başarı belgeleri, bu belgenin verilmesine esas olan yabancı dil sınavının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl süre ile geçerlidir.

5. 28 Nisan 2007 tarih ve 26506 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan”Yan Dal Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı Yönetmeliği” Tıpta Uzmanlık Tüzüğü hükümlerine göre uzman tabip olanların daha ileri seviyede yapacakları yan dal uzmanlık eğitimi giriş sınavına (YDUS) ilişkin esasları düzenlemektedir. Bu yönetmeliğin İkinci Bölümünün 10. maddesinde “ÖSYM tarafından yapılacak bilim sınavına (YDUS), KPDS veya ÜDS’den 100 üzerinden en az 50 ve üzeri puan alanlar katılabilir.”hükmü yer almaktadır. Yabancı dil sınavı başarı belgeleri, bu belgenin verilmesine esas olan yabancı dil sınavının yapıldığı tarihten itibaren üç yıl süre ile geçerlidir.

6. 31.07.2008 tarih ve 26953 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Naklen veya Açıktan Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav İle Giriş Sınavlarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Merkezi Sınav ve Giriş Sınavlarına İlan ve Başvurma Şartları” adlı İkinci Bölümün 6. Maddesinde: “Öğretim üyesi dışındaki öğretim elemanı kadrolarına naklen veya açıktan yapılan her türlü atamada Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavından (ALES) en az 70, ÖSYM tarafından yapılan KPDS veya ÜDS’den en az 50 puan veya eşdeğerliliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen bir sınavdan bu puan muadili bir puan almış olmak.” ve “Yabancı dille eğitim-öğretim yapılan programlarda bu Yönetmeliğe tabi öğretim elemanı kadrolarına naklen veya açıktan yapılacak atamalarda aranacak dil puanında Yükseköğretim Kurumlarında Yabancı Dil Eğitim-Öğretimi ve Yabancı Dille Eğitim-Öğretim Yapılmasında Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümleri uygulanır.” hükümleri yer almaktadır. Aynı Bölümün 7. Maddesinde ise: “Yabancı dil okutmanı başvurularında ÖSYM tarafından yapılan KPDS veya ÜDS’den en az 80 puan veya eşdeğerliliği Yükseköğretim Kurulunca kabul edilen bir sınavdan bu puan muadili bir puana sahip olmak.” hükmü yer almaktadır.

7. ÜDS sonuçları yüksek lisans programlarına giriş için de kullanılabileceğinden, lisans programı mezunu ile lisans programlarının son sınıfında veya son sınıftan bir önceki sınıfta okuyan öğrenciler de bu sınava girebileceklerdir. Ancak bu öğrencilerin ilgili üniversiteden yüksek lisans programları için ÜDS sınav sonuçlarının kullanılıp kullanılamayacağını öğrenmeleri gerekmektedir.

ÖSYM BAŞKANLIĞI

Sınava başvuracak adaylara şimdiden sınavda başarılar dileriz, sınav ile ilgili aklınıza takılanları aşağıdaki formu doldurarak sorabilirsiniz.

Sonraki yazılar »